İlham

Hayao Miyazaki

‘’Gelecek umutlarımız hakkında konuşmak yerine, dikkatimizi mesleklerimizin ilginçliğine, arkadaşlarımızla geçirdiğimiz vaktin rahatlatıcılığına, eşimizi gördüğümüzde ne kadar keyifli olduğumuza yöneltmeliyiz. Şu andan itibaren insanlar elindekileri yaşamlarının anlamını bulmak için kullanmalılar. Geleceğin garantisi yok.’’

Hayao Miyazaki, 1941‘de Tokyo’da dünyaya geldi. Babası savaş uçakları için parça üreten şirketin patronuydu. Henüz lise yıllarındayken, ilk renkli ve uzun metrajlı animasyon filmi Hakujaden‘i izledi ve bu filmden çok etkilendi. Animasyona olan ilgisi bu filmi izledikten sonra başladı ve çizgi roman çizmeye başladı. Bu alana büyük ilgi duymaya başlayan Miyazaki, o zamanlar dünyanın her yerinden bir hayran kitlesi olacağını tahmin edemiyordu. O dönemden etkilenmiş olacak ki, ilk çizimlerinde genel olarak savaş gemileri ve uçakları göze çarpıyordu. Annesi, hastalığı sebebi ile 8 yıl kadar hasta yatmıştı. Entelektüel, güçlü ve zeki bir kadın olan annesinden ilham alan Hayao Miyazaki, bu üzücü durumu eserlerine olumlu tarafıyla yansıttı. Çizdiği kadın anime karakterleri hep güçlü yanlarıyla ön plana çıkmıştır.

‘’Kaderi değiştiremezsin, ama onu karşılamak için ayaklanabilirsin.’’

Takvimler 1965 yılını gösterdiğinde, Takahata ve ünlü animasyon yönetmeni Otsuka Yasuo, bir anime filmi için çalışmalarına hız vermişti. Televizyon dünyası ilgi görürken, sinema dünyası zor bir dönem geçiriyordu. Takahata, güçlü bir filmle dengelerin değişebileceğine inandığı için tüm takımın büyük bir özenle çalışması gerektiğinin savunuyordu. Miyazaki için büyük bir fırsatın kapısı açılmıştı. Ama maalesef film, o dönemin en az hasılat yapan filmi oldu.

Hayao Miyazaki 1969 yılında, Charles Perrault’un Çizmeli Kedi adlı kitabının animasyon versiyonu olan filmde görev aldı. Bu film sayesinde kariyerinde ki ilk ödüle de kavuştu.

Bu ödül sadece bir başlangıçtı…

Miyazaki ve Takahata birlikte çalışmaya devam ediyorlardı. Ülkemizde dahil olmak üzere, bir dönem dünyanın her yerinde yayına giren Alps no Shojo Haiji (Heidi) isimli anime çizgi filme imza attılar. İkili, bu çalışmasıyla büyük bir başarı sağladı. Heidi, gerçekleşecek projenin yalnızca ilk adımıydı. Dünya çocuk edebiyatının önemli eserleri, televizyon animasyon serisi olarak hazırlandı.

Başarılarının ardı arkası kesilmedi

Genç yaşında olmasına rağmen başarıdan başarıya koşmaya devam etti. 1978 yılında senaryosunu yazdığı Mirai Shounen Konan (Future Boy Conan) isimli televizyon serisinin yönetmenliğini de yaptı. Durmadı… Çalışmaya devam etti ve Rupan sansei: Kariosutoro No Shiro isimli büyük gişe başarısı elde eden bir yapıma da imzasını attı. 1981’ de Meitantei Houmuzu (Sherlock Hound) isimli bir seri için hazırlandığı süreçte, Sherlock Holmes’in yazarının varisleri tarafından yaşadığı sorun nedeniyle bir daha televizyon yapımı bir çalışma yapmama kararı aldı.

Dünya çapında üne kavuşmasına Kaze no Tani no Nausicaa (Nausicaa of The Valley of The Wind) ismini verdiği yapım sebep oldu. Bu film sayesinde birçok ödüle kavuştu. Bahsi geçen film, dev gibi böceklerin olduğu zehirli ormanların her yeri kapladığı dünyada, savaş veren bir prensesin maceralarından bahsediyordu. Çalışmaktan asla vazgeçmeyen Hayao Miyazaki, uluslararası unvana sahip olmayı hak etmişti.

Endüstrileşmenin insanoğlunun sonunu getireceğine dikkat çeken usta sanatçı, 1985’ de Takahata ile beraber animasyon stüdyolarını kurdu. Kurduğu stüdyoya Studio Ghibli ismini verdiler. 1986 yılında ise Tenku no Shiro Laputa‘ya (Laputa: Castle In The Sky) isimli film, stüdyonun ilk filmi olma özelliğini taşıdı.

Yaptığı filmlerle çeşitli başarılar elde etmeye devam etti. Tüm zamanların en başarılı ve en çok hasılat filmi olan Porco Rosso isimli animasyon filmi yaptı. 1997 tarihinde vizyonda olan Mononoke Hime (Princess Mononoke) filmi ile Japonya’da gişeleri alt üst etti. Japonya’ da Oscar Ödülü değerinde görülen Japon Akademi Ödülünün de içinde olduğu birçok ödüle sahip oldu. Bunun yanı sıra ülkesini, Yabancı Film Oscar dalında temsil etti.

‘’Kendine her zaman güven. Nereli olursan ol, bunu yaptığın sürece hayatta korkacak hiç bir şey yoktur.’’

Kariyerinin zirvesine ulaştı

2001 yılında kendi rekorunu yine kendisinin kırdığı, Sen to Chihiro no Kamikakushi‘ye (Spirited Away) ismini verdiği filmle kariyerinin altın çağını yaşadı. Bu film sayesinde Berlin Film Festivali tarihinde bir ilk yaşandı. Festivalde verilen büyük ödülü ilk kez bir animasyon filmi aldı.

Üretmeden duramadı

Kariyerinin en güzel döneminden sonra, emeklilik sürecine girmeye karar verdi. Daha önce de bir daha anime film üretmeme kararı aldığını duyuran sanatçı, bunu başaramadı. Biraz dinlendikten sonra, Studio Ghibli’ de yarım kalan bir projesi olduğunu öne sürerek yeniden çalışmalarına başladı.

1986 tarihli Diana Wynne Jones’in fantastik macera temalı Howl’s Moving Castle, isimli eseri Miyazaki’nin olağan üstü yeteneğiyle efsaneler arasında olmayı başardı. 2004 yılında Venedik Film Festivali’nde, filmin prömiyerini gerçekleştirdi. Filmin sonunda oradaki herkes ayakta alkışlamıştı. Büyük ses getiren film, hala en başarılı anime filmler arasında yerini koruyor.

Çalışmaktan, hedeflerini gerçekleştirmekten vazgeçmeyen Miyazaki, 2005 yılında Venedik Film Komitesi tarafından Yaşam Boyu Başarı ödülünün sahibi oldu.

Her geçen gün başarılarına bir yenisini eklemeye devam etti. Başarılara ulaşırken birçok sorunla da savaştı. Fakat hayallerini, hedeflerini gerçekleştirmek için her zaman bir çözüm yolu buldu.

‘’Modern hayatın çökmesini ve her yeri yabani otların kaplamasını sabırsızlıkla bekliyorum.’’

Oscar’da boy gösterdi

Emeklilik planını dönem dönem gerçekleştiremeye çalışan usta, bir film daha yaptıktan sonra köşesine çekileceğini duyurdu. Jübile niteliğinde olan filme, babası ve çocukluk anıları ilham olmuştu. Bu filmle, anime dünyasına veda ederken, anılarını bir kez daha yad etmişti. Walt Disney, kendi prodüksiyonu olmayan anime filmleri dağıtmama kuralını Miyazaki için bozarak, filmin dağıtımını üstlenmişti. The Wind Rises, isimli filmi birçok ödül kazanırken, Oscar’a da aday oldu. Çok başarılı bir hasılat yaptıktan sonra Hayao Miyazaki, emeklilik hayatına ayrıldı.

Emeklilik hayatı yaşadığı dönemde gizliden bir proje üzerinde çalıştı. Bir fabl çalışması yaptığını açıkladı. Boro the Caterpillar isimli film, kariyerindeki ilk gerçek fabl oldu.

Müjdeyi verdi!

13 Kasım 2016 gününe dek umudumuzu kesmişken, müjdeli bir haber aldık!

Yazdığı Boro the Caterpillar isimli fablı, uzun metrajlı film olarak sinemaya uyarlayacağının güzel haberini herkesle paylaştı. Bu film 2020 yılında Japonya’da gerçekleşecek olimpiyat oyunlarında seyirci karşısına çıkacak. Milyonlarca insana yaşadığı hayat dersleriyle ilham vermeye devam eden Miyazaki, bu filmden sonra da kısa ve uzun metrajlı filmlerine devam edeceğinin bilgisini vererek sevenlerini mutlu etti.

Daha Fazla Göster

Buna da Göz At

Close
Close