Teknoloji & Uzay

Bugüne Kadar Uzay İle İlgili Yapılan 5 Önemli Keşif

Uzay… hayal etmeye çalıştığımızda belki de sınırlarını çizemediğimiz tek kavram. Evet, uçsuz bucaksız bir karanlık ve bu karanlığın içerisine serpilmiş irili ufaklı milyarlarca ışık noktaları. Dünya’dan baktığımızda bu şekilde hayal ettiğimiz uzay, aslında çok daha farklı bir algının ürünü. Gün geçtikçe insanlığın bu algıyı şekillendirmesi de daha kolay bir hale geliyor.

Meteor Duman Bulutları

Güney ve kuzey kutupları arasında bilim adamları tarafından keşfedilen bir telekomünikasyon bağlantısı, dünyanın bir bölgesindeki hava akımının, başka bir bölgedeki hava akımını etkilediği hatta değiştirdiği gözlemlendi. Bu ilişki, mezosferde bulunan ve gezegeni dolaşırken göktaşlarından toz toplayan bulutlardan ortaya çıktı.

Manyetik Alan Baloncukları

NASA’nın iki gezici uydusu, güneş sistemimizin bir parçasında manyetik baloncuklar buldu. 1950’li yıllarda bilim adamlarının sorunsuz olarak nitelendirdikleri bu alanın, yapılan yeni keşiflerle türbülanslara neden olan bir etkiye sahip olduğu ispatlandı. Hatta bu baloncukları görebilme şansımız olsaydı, onları dev birer sosis şeklinde görecektik…

Mira A’nın Kuyruğu

Mira A, bilim adamlarının gelişmiş teleskoplarla yaptıkları çalışmalar neticesinde keşfedilen dev bir kırmızı yıldızın adıdır. İşin ilginç yanı bu dev kırmızı yıldızın kendisini takip eden bir de kuyruğu var! Hatta bu kuyruk o kadar uzun ki, uzunluğu tam 13 ışık yılı boyutunda. 1 ışık yılının 9,6 trilyon kilometreye denk geldiğini hesaplarsak Mira A’nın kuyruğunun ne kadar uzun olduğunu az buçuk tahayyül edebiliriz. Ha bir de yıldızın kendisi evreni saatte 468.000 kilometre hızla dolaşmakta…

Eris

Bir ara üvey evlat muamelesi gören Plüton’un kardeşi olarak nitelendirilen Eris, 2005 yılında keşfedilmiş bir gezegendir. Güneş sisteminin onuncu gezegeni olarak kabul edilen bu sevimli gök cismi, Plüton’un gezegen olmaktan çıkarılmasıyla (kim kimi, nasıl, neye göre çıkarıyor anlamak güç) gezegen olarak kabul edilmemeye başlandı. Halbuki bir de uydu var bu Eris’in! Neyse, Eris ve uydusu Dysnomia, güneş sisteminde güneşe en uzak olan cisimlerdir.

Big Bang’in Yankısı

Bilim adamlarının yaptığı haritalama çalışmasıyla, ki bu haritalama çalışması Big Bang’in gerçekleştikten sonra bıraktığı yankıdan oluşan kozmik mikrodalganın arka planını hesaplama anlamına geliyor, büyük patlamanın ardından bir radyasyon bıraktığı keşfedildi. İşin ilginç yanı, evrenin sadece %4’lük bir kısmının gözle görülebilir olduğuna hükmedildi ve çok küçük bir kısmın yıldızlar ve galaksilerle dolu olduğu öne sürüldü. Geriye kalan kısım ise korkunç bir karanlık enerji ve boşluktan oluşuyor. Bu arada evrenin yaşı da 13.73 milyar!

Daha Fazla Göster

Buna da Göz At

Close
Close