Eğlence

Oyunun Zaman Tüneli

Küçüklüğünüze dair hatırladığınız ilk oyun nedir?

Hayata attığımız ilk adımlardan itibaren oyunlarla iç içe olduk Bugün hala geçmişte severek oynadığımız oyunlara karşı bir özlem hissediyoruz. Çünkü zaman geçtikçe oyunlarda bazı değişimler oldu.

Sürekli kendini yenilen bir oyun kültürünün içinde ‘’Nerede o eski oyunlar…’’ cümlesini kurmaya devam edeceğiz…

Bazı oyunların tarzları sabit kalırken, kullanılan malzemelerle değişime uğradı. Mesela; bezlerle yapılan bebeklerin yerini plastik bebekler alırken, beştaş gibi oyunların yerini de bowling ve bilardo aldı.

Eğlence sokakta!

Çocukluğumuzu hafızamızda yeniden canlandırdığımız zaman aklımıza birçok oyun geliyor.

Beştaş, istop, yakar top, sek sek, körebe…

Bu oyunların ortak özelliği dışarda, sokakta, bahçe veya boş bir alanda grup halinde oynanmasıydı.

Sabahın erken saatlerinde evden çıkıp, akşam ezanına kadar sokakta oynadığımız oyunlar, arkadaşlık ilişkilerimizin kuvvetlenmesine yarar sağlıyordu. Toplumsal kuralların ve sorumlulukların öğrenilmesinin en doğal yolu oyunlardı.

Eskiden biz sokaktan eve girmemek için direnirken, şimdi artık aileler çocuklarını teknolojiden koparıp, sokakta oyun oynamaya teşvik etmeye çalışıyor.

Gelişen teknoloji, oyunların da değişmesine neden oldu. Özellikle bilgisayar teknolojisi geliştikçe oyun dünyasında yeni bir dönem başladı.

Dijital oyunların gelişimi

İlk dijital oyun 1961 yılında hayatımıza girdi. Spacewar isimli oyun, iki kişinin karşılıklı bir şekilde oynayabildiği, siyah bir ekranın ortasında çarpılmaması gereken yıldızlar olan ve her bir oyuncunun ateş edebilen kendi uzay gemisini kontrol ettiği bir oyundu.

Dijital oyun serüveninin altın çağı ise Atari ile yaşandı. Hepimizin muhakkak atari ile ilişkisi olmuştur. Atari çıktığı günden itibaren çok sevildi.

Süper Mario’yu kim bilmez ki?

Öyle ki, günümüzde hala bazı oyunların geliştirilmiş versiyonları ilgi görmeye devam ediyor.

Bir zamanlar çoğumuzun televizyonlarını işgal eden Playstation, devrim yaptı desek yanlış olmaz sanırım…

Piyasaya ilk çıktığı zamanlar, oyun severlerin oldukça dikkatini çekti. Playstation serisi, ilerleyen yıllarda da kendini geliştirmeye devam etti ve bu ilerleyiş bugün bile ilgiyi kaybetmemesine neden oldu.

Gelişen teknoloji oyunları bambaşka bir noktaya getirdi. Bilgisayarın çıkışı ile bilgisayar oyunları, özellikle dönemin genç nesli tarafından çok sevildi. İnternetle birlikte, birbirinden farklı birçok oyuna ulaşmak çok kolaylaştı. Bireysel oyunların yanı sıra, birden fazla kişinin eş zamanlı olarak oynayabildiği oyunlar ortaya çıktı.

Oyunseverler Arena’da!

Artık adını sıkça duyduğumuz E-Spor nedir?

Açılımı elektronik spor olan,  dünyanın dört bir yanından kişilerin internet aracılığıyla buluşup oyun oynadığı bir ortam.

Aslında kökeni atarilerden geliyor. Bilgisayarların, evlerimizin içine girmesi ve internetin yaygınlaşmasıyla çeşitli rekabetçi oyunlar ortaya çıktı. Sokaklarda fiziksel oynanan oyunlara nazaran zihinsel çaba ve beceri gerektiren bir konsepte sahip.

En büyük turnuvalara ev sahipliği yapan e-spor arenalarının ilk sırasında Türkiye olduğunu biliyor muydunuz?

Dünyanın en büyük e-Spor arenasının adresi İstanbul olması, oyun severlerin rağbet göstermesine sebep oluyor.

Artık oyunların içindeyiz

Sanal Gerçeklik kelimesini duyduğunuz an aklınıza ilk ne geliyor? 3 boyutlu gözlükler mi? The Matrix mi?

3 boyutlu gözlükler, sanal bir evrenin içindeymişiz gibi hissetmemizi sağlıyor. Bu gözlükler, sanal sesleri duyurabilme ve sanal nesneleri hareket ettirme gibi bazı özelliklere sahip.

Sanal Gerçeklik kavramı artık hayatımızda büyük bir yer kaplıyor. Gelişen teknoloji ile birlikte sanal ortamları gerçeklik hissiyatıyla deneyimlemeye başladık.

Oyunlara başka bir boyut kazandırdığını kabul etmek gerekir. Kişiye, kendini oyunun bir parçası olarak hissettirmesi en önemli özelliği.

Değişim devam edecek

En başta oyunların bu kadar ilerleyeceği hiç kimse tahmin edemezdi. Her gün başka bir yeniliği hayatımızda kabul ediyoruz. Bundan sonra yaşanacak değişimleri şu an hayal etmekte zorlansak bile, zamanı gelince çabuk benimseyeceğiz.

Daha Fazla Göster

Buna da Göz At

Close
Close