Müzik

Türkiye’nin İnişli Çıkışlı Eurovision Tarihi

Eurovision, 1956’dan bu yana her yıl Avrupa ülkeleri arasında düzenlenen dünyanın en ünlü ve en uzun soluklu şarkı yarışması. İlk kez 24 Mayıs 1956’da İsviçre’de gerçekleşir ve ilk gecede Hollanda, İsviçre, Belçika, Almanya, Fransa, Lüksemburg ve İtalya yarışır. İlk birinci ise Lys Assia’nın söylediği “Refrain” şarkısı ile İsviçre…

Türkiye’ye Yarışa Katılıyor

Türkiye, Eurovision Şarkı Yarışması’na ilk kez 1975 yılında dâhil olur. O dönem Türkiye’nin yarışmaya girecek olması ülkede büyük coşku ve heyecana neden olur hatta yarışma bir milli mesele olarak görülür. Profesyonel ya da amatör Türkiye’nin her yerinden besteciler Türkiye elemeleri için şarkı gönderir. Son elemelere katılanlar arasında kimler yok ki Nilüfer, Füsun Önal, Ali Rıza Binboğa. Hatta Cici Kızlar’ın “Delisin” şarkısı dahi Eurovision için bestelenir.

Sinyal Müziği de Hazır

Yarışma için bir de sinyal müziği olmalı diye düşünülür ve bunun için o günlerin en iyi bestecilerinden Melih Kibar, Eurovision için Çoban Yıldızı’nı besteler. Böylece Çoban Yıldızı Türkiye’de Eurovision tarihinin vazgeçilmezi oluverir.

1975
“Seninle Bir Dakika” Hüsranı

Türkiye elemelerine katılan pek çok şarkı arasından Türkiye’yi temsil etmek için Semiha Yankı’nın “Seninle Bir Dakika” şarkısı seçilir. Ancak Eurovision coşkusu büyük bir hayal kırıklığına dönüşecektir. Yarışmanın sonuna kadar hiçbir ülkeden puan alamayan Türkiye’ye son anda Monaco 3 puan verir. Bu puanla da 19 ülkenin katıldığı yarışmada Türkiye 19. Olur…

1978
Nilüfer’li Eurovision

Seninle Bir Dakika’nın hazin yenilgisi üzerine Türkiye 2 yıl yarışmaya katılmaz. 1978’de bu kez sahnede Nilüfer ile birlikte 4 sanatçı yer alır. Kostümler ve koreografi özenle hazırlanır ancak “Sevince” şarkısı İngiltere ve İsveç’in verdiği birer puanla 20 ülke arasında sondan ikinci olur.

1980
Amaaaan Petrol

79’da gerçekleşen yarışmadan Türkiye İsrail’de düzenlendiği için çekilir. 80’de ise o meşhur şarkıya gelir sıra. Ajda Pekkan ve petrol… Türkiye’nin başarısızlıklarından dolayı bu görev Süper Star Ajda Pekkan’a verilmiştir. Tüm Türkiye Ajda’dan umutludur. Oryantal bir havada dünya petrol sıkıntısını gündeme getiren şarkı 23 puan alarak 15. sırada tamamlar. Umutlar hüsrana dönüşmüştür.

1981
Türkiye Hep Son Sıralarda

1981 yılında Ayşegül Aldinç & Modern Folk Üçlüsü – Dönme Dolap şarkısıyla ülkemizi temsil eder. Aslında Zerrin Özer’in katılacağı yarışmaya son anda değişiklik yapılarak Ayşegül Aldinç katılır. Ancak bu yıl da istenen başarı yakalanamaz. Şark 9 puanla 18. Olur.

1982
Hani-Honey Ses Uyumu

Türkiye Avrupa’ya hitap edebilmek için çareler düşünmeye başlar. Bunu da İngilizce “Honey” in okunuşuna benzeyen “Hani” de bulur. Neco’nun seslendirdiği “Hani” Avrupalılara yeterince hitap etmemiş olacak ki şarkı 20 puanla 15. olur.

1983
Otur Sıfır

Ardından gelen 1983 yılında bu kez “Avrupa’ya bildikleri sevdikleri bir şeyler söyleyelim” derler. Bu şekilde Avrupa’nın beğenisi kazılmaya çalışılır. Böylece “Opera” adlı şarkı meydana çıkar… Gel gelelim içinde ünlü batılı opera bestecilerinin ve oyunlarının adı geçen bu garip şarkı Türkiye’nin en kötü yarışması olur. Tereciye tere satma çabası ve özenti bir batıcılık “0 puanla” sonuncu olmayı getirir.

1984
Opera’dan Halay’a Uzanan Büyük Değişim

Opera şarkısının ardından 1984’de Türkiye’yi temsil edecek olan şarkının adı “Halay” olur. Batıya öykünmekten netice alınamayınca “biraz da kendimiz olalım” denmiştir. Nitekim de Türkiye bu yarışmadan 37 puan alarak en azından sonunca olmaktan kurtulur ve 15. olur.

1985
Mazhar Fuat Özkan Oldu “MFÖ”

Bu kez Eurovision yolcumuz Türkiye’nin efsane üçlüsü Mahzar Fuat Özkan. Türkiye elemelerinde Nükhet Duru ve Neco ile kapışan üçlü galip gelir ve şarkısı “Diday Diday Day” ile Türkiye’yi temsil eder. Türkiye yarışmadan yine benzer bir sonuçla ayrılarak 36 puanla 14. olur. Ancak bu yarışma hayatımıza MFÖ ismini kazandırır. “Mahzar Fuat Özkan” adını telaffuz edemeyen yarışma sunucusu gurubu “MFÖ” diye sahneye çağırınca Mahzar Fuat Özkan adı da MFÖ oluverir

1986
Türkiye Gündemi Sıkı Takipte: Halley

1986 Türkiye’nin o güne kadar ki en iyi derecesini alacağı sene olur. O günlerde dünya gündeminde sıkça yer alan Halley Kuyruklu yıldızı için bir şarkı hazırlanır. Sözlerini İlham İrem’in yazdığı, müziğini Melih Kibar’ın bestelediği “Halley” şarkısı Candan Erçetin’in vokaliyle Türkiye’yi temsil eder. Halley, 53 puan alarak yarışmayı 9. Sırada bitirir.

1987
Sevgiyle Karın Doymadı L

1987’de bu kez Seyyal Taner sahnededir. “Şarkım Sevgi Üstüne” ile Türkiye bir kez daha “0 puan” şoku yaşar ve 22. oluruz.

1988
MFÖ’nin Sufi’si

88’de MFÖ bu kez tekrar Türkiye’yi temsil edecektir. Bu kez tasavvuf felsefesinden doğan bir şarkı olan “Sufi” ile… Ancak bu kez yine benzer bir sonuç bizi bekler ve 15. oluruz…

1989
Yine Hüsran Yine Hüsran

89 yılında Türkiye’yi Pan grubu “Bana Bana” adlı şarkıyla temsil eder.  Bu yıl da başarısız bir yıl olarak tarihe geçer ve yarışmada sonunculuktan son anda kurtularak 5 puanla 21. olur.

1990
Kalbimizin Birincisi

Başarısız yılların ardından görev çoğunlukla Türkiye’nin yıldızlarına verilmektedir. Nitekim 1990 yılında görev Kayahan’ın olur. Kayahan “Gözlerinin Hapsindeyim” şarkısıyla Türkiye’yi temsil eder. Şarkı yine kötü bir sonuçla yani 17.’likle yarışmadan ayrılsa da Türkiye’de çok sevilir. Uzun süre liste başı kalır ve unutulmaz parçalar arasına girer…

Makûs Kader Sürüyor

Artık Türk halkı Eurovision coşkusunu tamamen kaybederek ve yarışmayla ilgilenmemeye başlar. Peşi sıra gelen 91,92,93, (94 yılında başarısızlığından dolayı yarışma dışı bırakılıyor) 95 ve 96 yıllarında birbirine çok benzer sonuçlarla eve döner.

1991
İzel, Reyhan & Can “İki Dakika”  44 Puanla 12.

1992
Aylin Vatankoş “Yaz Bitti” 17 Puanla 19.

1993
Burak Aydos  “Esmer Yarim” 10 Puanla 21.

1995
Arzu Ece “Sev” 16 puanla 21.

1996
Şebnem Paker “Beşinci Mevsim” 57 Puanla 12.

1997
Yaşa Be Şebnem Paker

1996 yılında nispeten Türkiye’nin derecesini yükselten Şebnem Peker, ertesi yıl yarışmaya tekrar katılır. Bu kez iddialıdır ve bu iddiasını sıkça dile getirse de pek itibar edilmez. Ancak herkesi şaşırtan bir sonuç ortaya çıkar. “Dinle” şarkısı 121 puanla 3. olur. Bu umulmadık büyük başarı Türk halkının gözünü tekrar Eurovision’a çevirecektir. Şarkının başarısında yerli enstrümanların etkisi ise büyüktür.

1998
Tüzmen “Unutamazsın” 25 Puanla 14.

Şebnem Paker’in bu başarısının ardından gelen yıllarda Türkiye tekrar eski kötü derecelerine döner.

1999
Tuba Önal & Grup Mistik “Dön Artık” 21 puanla 16.

2000
Pınar Ayhan & Grup SOS “Yorgunum Anla” 50 Puanla 10.

2001
Sedat Yüce “Sevgiliye Son” 41 puanla 11.

2002
Buket Bengisu & Grup Safir  “Leylaklar Soldu Kalbinde” 29 puanla 16.

2003
Demişler Ki Öldü Şimdi Yazsınlar Efsane Geri Döndü

Ve 2003. Şebnem Paker’den 6 yıl sonra muhteşem şekilde Eurovision’a geri döner. Türkiye’nin ilk 1.’liği Sertap Erener ile gelir. 167 puanla 1. olan “Everyway That I Can” ve Sertap Erener ülkece büyük bir gurur yaşamamızı sağlar üstelik ertesi yıl Eurovision’un ev sahibi oluruz. Türkiye 2004’te muhteşem bir organizasyonla hem ülkemizi tanıtır hem de misafirperverliğimizi hakkıyla gösterir.

2004
Türkiye İyi Derecelere Alışıyor

1.’liğin ardından Türkiye’nin kötü talihinin döndüğü artık daima ilk sıraları zorlayacağı dönem de başlamış olur. Artık peşi sıra iyi dereceler gelmeye başlar. Ertesi yıl bizi temsil eden Athena “For Real” adlı şarkısıyla 195 puan alarak 4. olur.

Nazar Boncuğu Olsun

2005 ve 2006 yılında beklenmedik şarkılar katılır Eurovision’a ve güzel gidişat bu yıllarda biraz tökezler.

Gülseren Rimi Rimi Ley 92 puanla 13.

Sibel Tüzün Süper Star 91 Puanla 11.

2007
Aklım Hâlâ Yapamadıklarımda

Kenan Doğulu iddialı bir şekilde katılır yarışmaya. Yarışmanın son ana kadar favorilerindendir. 163 puanla 4. Olur. Oldukça iyi bir derece alsa da 1. olmaya gitmiş olması onu baya bir üzmüştür.

2008
“Türkçemize Güveniyoruz”

Bu yıl ülkemizi sevilen müzik grubu Mor ve Ötesi temsil eder. İngilizce şarkı söylemeye iyice alışmış olan Türkiye bu yıl Türkçe bir şarkı ile katılır. Nitekim yarışma öncesi sorulan sorulara Harun Tekin “Türkçemize güveniyoruz” diye cevap verir. Şarkı 138 puanla 7 olur.

2009
Avrupa’nın Kalbi Düm Tek Tek Atıyor

2009’da Türkiye’nin çok iddialı olduğu bir yıl olur. Hadise “Düm Tek Tek” ile Türkiye’ye 177 puanla 4.’lük getirir.

2010
Hep İyi Hep İyi

Türkiye’nin en iyi derecelerinden biri 2010’da yaşanır. Gerek şarkı gerekse koreografisiyle MaNga herkesi büyüler. “We Could Be The Same” adlı şarkı da 2.’liği göğüsler

2011
Yükselemeyen Sadakat

Bu yıl Türkiye’nin ilk kez yarı finalde elendiği yıl olur. Yüksek Sadakat “Live It Up” ile yarı finalde 13. olarak final yarışına veda etmiştir.

2012
Hak ettiğinin Çok Altında L

Geldik hikâyenin sonuna 2012’de Türkiye son kez Eurovision’a katıldı. Can Bonomo “Love Me Back” ile ülkemizi temsil etti. Bu yıl 177 puan ile 7. olduk. Peki, şarkının hakkı bu muydu? Bizce daha fazlasıydı… Adaletsiz oylamaların iyice kendini gösterdiği bu yarış Türkiye için son oldu.

Daha da Eurovision’a Gelmem

Türkiye artık Eurovision yarışında yer almıyor. Eurovision’a katılmama nedenlerinin başında yarışmalardaki haksız oylama geliyor. TRT, komşu ülkelerin siyasi çıkarlarını ön plana alarak oylarını şarkılara göre değil, ülkelere göre verdiğini düşünüyor. Bunun yanı sıra EBU’nun 5 büyük üyesi İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya yarışmanın finallerine doğrudan katılırken, diğer ülkelerin elemeleri geçmesi gerekiyor. Türkiye tarafından dile getirilen bu haksızlık daha önce İtalya tarafından da ortaya konulmuş, ülke 1997-2013 yılları arasında yarışmaya katılmamıştı.

Habersiz Çekim

Eurovision deyince onu anmadan olmaz. Bülent Özveren, ilk gününden yani 1975’ten bu yana sesiyle bizlere Eurovision’u anlatan isim. O, neler olup bittiğini anında üstelik de satır arası bilgilerle bize muhteşem şekilde aktardı yıllarca. Onu en çok Sertap Erener 1.’i olduğunda yaşadığı ve bizlere yaşattığı o büyük coşku ile akıllarımıza kazıdık…

Habersiz Çekim 2

Eurovision deyince bu sahneyi anmamak olur mu? Karşınızda “Merhaba Eurovision” ya da gerçek manasıyla “Elveda Eurovision”…

Daha Fazla Göster

Buna da Göz At

Close
Close