İlk Zamanlardan Günümüze Futbolun Zaman Tüneli | Özçekim
7. SayıSpor

İlk Zamanlardan Günümüze Futbolun Zaman Tüneli

“Futbolun 22 adamın topun peşinden koşması olduğunu düşünmenin, kemanın telden ve yaydan, Hamlet’inkağıt ve mürekkepten ibaret olduğunu söylemekten bir farkı yoktur.”

John Boynton Priestley

ASKERİ EĞİTİM AMACIYLA BAŞLADI

Günümüzdeki futbol, bildiğimiz futbol olarak elbette başlamadı. Şimdi bahsedeceğimiz spor, FIFA tarafından da kabul edilmiş bir spor türü olan “cuju”. Dergimizin düzenli takipçileri bilir. Daha önce oyunun zaman tünelinde bir kez daha “cuju”yu işlemiştik. Eh, futbol da oyunların en başında gelen şeylerden biri. Çin’de, askeri eğitimin bir parçası olarak da oynanan cuju’yu daha sonralarda Japonya’daki “kemari” takip etmiştir. Bu oyunda ise 8 oyuncu yuvarlak bir alana geçiyor ve topa vuruyorlar, sektiriyorlar, paslaşıyorlar… Amaç, topu yerle temas haline geçirmemek. Soyluların oyunu olarak doğmuş, daha sonra halka yayılmıştır.

M.Ö. 300’LER…

YUNANLILAR’IN OYUNLARI

Yunanlıların icat ettiği bir oyun olan “Episkiros” da başlı başına ele alınması gereken bir konu, bir dönem. 12 veya 14 kişiden oluşan ve takımların denk olarak dağıldığı bir futbol türüne sahiptir. Daha fazla detaylarına da geçeceğiz ancak şunu da ek bilgi olarak verelim. 1922 yılında Atina’da bulunan bir rölyef vardır. Ve bu rölyefte “episkiros” oyununu oynayan kişiler tasvir edilmiştir. Ancak yine de %100 kanıtlanamamıştır. Oyunun detaylarına dönecek olursak, iki takım taraflara ayrılıyor, kale görevini gören beyaz çizgiler de çekiliyordu. Aslında biraz hentbola da benzerliği vardı. Çünkü oyunda el kullanmak sonuna kadar serbestti. Tam olarak amaç, kaleyi temsil eden çizgilerden topu geçirmekti.

M.Ö. 100’LER…

ROMA İMPARATORLUĞU GERİDE KALIR MI?

Yine “episkiros” sporunun bir benzeri, daha sonralarında Roma İmparatorluğu’nda “harpastum” adıyla oynanmıştır. Öyle öyle de günümüze geleceğiz zaten. Hep üzerine bir şeyler eklenmiş ve icat edilen oyunlar günümüz futboluna daha çok yaklaşmış… Günümüzdeki modern futbolun temeli olarak da bu oyun gösterilmektedir. Savaş için taktikler öğrenmek ve savaş taktikleri kazanmak amacıyla Romalı askerler bu oyunu oynuyor, topu kaparak el veya ayak aracılığı ile topu rakip alana göndermeye çalışıyorlardır. Oyunda kullanılan topun, domuz bağırsağından üretildiğini de ilginç bir bilgi olarak ekleyelim. Edinilen bilgilere göre oyunun ragbi, hentbol ve günümüz futbolunun bir harmanı olduğunu söyleyebiliriz.

600’LERE DEK…

MODERN FUTBOLA BİR KALA İŞLER İLGİNÇLEŞİYOR…

Garip isimli oyunları bir kenara bırakmanın vakti gelmeye başladı mı acaba? Orta Çağ’da futbol ayrı bir boyut kazanıyor ve günümüze doğru başarıyla ilerliyordu. Bu dönemde futbol çok sevilmiş, içselleştirilmiş ve oynanmaya başlanmış. Hatta ve hatta rekabetler de başlamış. Bu durumun kamu düzenini bozmaya başladığı söylenmiş ve dönemin kralı Kral II. Edward, 13 Nisan 1314’te yumruğunu masaya koyup futbolu yasaklamıştır. Bu yasak süreci tam 300 yıl sürdü. Az evvel bahsettiğimiz rekabet ve kargaşanın sebebini de belirtelim. Oyunun kuralları! Bu dönemdeki futbolda hiç bir kural olmaksızın, hatta ve hatta oyuncu sınırlaması olmaksızın topu alıp rakip takımın kasabası ya da köyünde bulunan bölgeye götürmeye çalışılıyordu. İsmi de “güruh futbolu” olarak geçiyordu. Modern futbolun temelleri desek de, çok da normal durmuyormuş aslında…

12. YÜZYIL

FUTBOLUN BEŞİĞİ İNGİLTERE’DE İŞİN ADI KONULUYOR!

İngiltere’de futbol birliği hazırlanıyor ve kurallar oluşturuluyor. Artık futbol profesyonel olmaya sonuna kadar hazır. Cambridge Üniversite’sinde hazırlanan Cambridge kuralları, ilk yazılı futbol kuralları olma özelliğine sahiptir. Ve aradan 9 yıl geçer. İlk takım kurulur. Yıllardan 1857. O takım Sheffield F.C.’dir. Hala da kapılarında “Dünyanın en eski futbol takımı” yazar. İlk maç da 26 Aralık 1860’da Sheffield F.C. ile nihayet edindikleri bir rakip olan Hallam ile olmuştur. Maçı Sheffield 2-0 almıştır. İlklere devam edelim. İlk milli maç 30 Kasım 1872 yılında Queen’s Park’ta İngiltere ile İskoçya arasında oynanmış, ilk Dünya Kupası ise 1930 yılında Uruguay’da düzenlemiştir. İlk Şampiyon Kulüpler Kupası 1955-1956 sezonunda düzenlenmiş ve ilk Avrupa Futbol Şampiyonası da 1960’da Fransa’da düzenlenmiştir. Son olarak da ilk Ballon d’OR’u kazananası söyleyelim. Şimdilerde Ronaldo ile Messi’nin peynir ekmek gibi götürdüğü ödüşü ilk alan Sir Stanley Matthews’dır ve yıllardan da 1956’dır.

1848’DEN 1950’LERE…

PELE – MARADONA DÖNEMLERİ

Hemen hemen herkes, tıpkı Messi-Ronaldo kıyası gibi Pele ile de Maradona’yı kıyaslar. Biri Brezilya’nın, diğeri de Arjantin’in medar-ı iftiharı olsalar da aslında aynı dönemde dahi futbol oynamamışlardır. Pele 1956’dan 1977’ye, Maradona ise 1976’dan 1997’ye dek oynamıştır. Pele’nin en büyük başarısı toplam kariyerinde attığı 1281 gol ile (milli takım, lig maçları ve hazırlıklar dahil) Dünya’nın en çok gol atan oyuncusu olmasıdır ve Dünya Kupası’nı da en çok kazanan oyuncu kendisidir. 1958, 1962 ve 1970 yıllarında bu kupayı kazanmıştır. 92 milli maçta 77 gol atmıştır. Geçelim Maradona’ya. Her ne kadar Maradona, Barcelona’da dahi oynasa da, Boca Juniors ve Napoli taraftarları ayrıca çok severler. Yeryüzünün gördüğü en yetenekli solaktı belki de. 1986 Dünya Kupası’nda İngiltere’yi 2-1 yendikleri maçta bir golü elle atmıştır ve buna “Tanrı’nın eli” demiştir. Bu hala konuşulur ama aynı maçta attığı diğer gol de büyük olaydır. 60 metreden sürerek tam beş oyuncu çalımlamış ve golü bulmuştur. FIFA resmi internet sitesi bu golü “Yüzyılın golü” seçmiştir…

1950’LERDEN 2000 BAŞLARINA…

RONALDINHO’LU, FUTBOL RUHLU DÖNEMLER

Günümüzden daha düşük paralar dönüyordu. En pahalı transfer rekorları hep günümüzde kırıldı. Kesinlikle daha futbol ruhu olan bir dönemdi. Takımlar daha dengeliydi. Thierry Henry, Ronaldinho, Ibrahimovic, Figo, Edgar Davids, Crespo gibi yıldızlarla daha çok empati kurabiliyorduk. Yeteneklerin daha ön plana çıktığı, makine gibi sporcuların daha az olduğu ve oynarken zevk alıp zevk vermeyi başaran bir yapı söz konusuydu. Tarihinizdeki en büyük Avrupa başarısı olarak Galatasaray’ın UEFA Kupası’nı kazanması da bu dönemde gerçekleşmişti.Inter ile Milan’ın da Juventus’un ebedi gölgesinde kalmaya mahkum olmadan önceki, İtalya Ligi’nin son dengeli ve izlenebilir dönemiydi.

90 SONLARINDAN 2010’LARA…

GÜNÜMÜZ FUTBOLU

Günümüz futbolu, teknolojinin son noktasıyla biraz daha donuk bir hale geldi. Ayrıca ekonomik dengesizlikler, tekelleştirmeleri başladı. Mesela son 3 yıldır Real Madrid’in Şampiyonlar Ligi şampiyonu olması, İspanya Ligi’nin dengesizliği ve İngiltere Ligi’nin dengeli olduğu halde en iyi takımın bile Barcelona veya Real Madrid’den geri kalması gibi sonuçlar ortaya çıktı. Messi ve Ronaldo çok başarılı olsalar da hep aynı şeyi almaktan insanlar sıkılmaya başladı. Türk futbol takımları ise yapılan harcamalara oranla Avrupa’da oldukça başarısız. Asla basketboldaki başarılarımızın yanından dahi geçemiyoruz. Video hakem uygulamaları, kaliteli canlı yayınlar gibi durumların gelişmesi olumlu sayabileceğimiz özelliklerden…

2010’LARDAN İTİBAREN

Daha Fazla Göster
Close